13 Aralık 2020 Pazar

8. İngilizce Ön Hazırlık Çalışmaları Ünite 10: Natural Forces (Doğal Afetler)

 Natural Forces




Öncelikle ünitemizde karşımıza çıkacak kelimelere göz atalım.

İNGİLİZCE KELİMELERTÜRKÇE ANLAMI
affectetkilemek
avalancheçığ
be in charge ofyönetiminde olmak
be responsible for-den sorumlu olmak
becomeolmak
billfatura
deforestationormanı yok etme
active volcanoaktif volkan
air pollutioınhava kirliliği
global warming
küresel ısınma
stormfırtına
earthquakedeprem
droughtkuraklık
faminekıtlık
complainşikayet etmek
epidemicsalgın hastalık
cooperateişbirliği yapmak
damagezarar vermek
rescuekurtarmak
shortagekıtlık
forest fireorman yangını
lightiningşimşek
floodsel
homelessevsiz
donationbağış
warnuyarmak
threatiningtehdit eden
eruptpatlama

Ünitemiz içerisinde "Future Tense" tekrar karşımıza çıkıyor, bu konun çalışmaları "On the Phone" ünitemizin çalışmaları içerisinde var, oradan bakabiliriz. Ancak yine de bu ünitede de hatırlamak amacıyla bir anlatım videosu incelemekte fayda var. Ardından da bu zaman içerisinde "Will" kullanımına bakacağız.


Future Tense Will Kullanım Alanları

Future Tense'i yani gelecek zamanı hatırladıktan sonra özel olarak "Will" yapısını inceleyelim:

 >   Gelecekte gerçekleşecek olan durumlardan bahsederken kullanılır.

Example(s) / Örnek(ler)
» I will get married someday. (Bir gün evleneceğim.)
» Ali will be 13 next Tuesday. (Ali önümüzdeki Salı 13 yaşında olacak.)

 >   Geleceğe yönelik tahminlerde bulunurken kullanılır.

Example(s) / Örnek(ler)
» I think Galatasaray will win the match. (Bence Galatasaray maçı kazanacak.)
» I think John will invite me to his birthday party. (Bence John beni doğum günü partisine davet edecek.)

 >   Konuşma anında verilen anlık kararları ifade etmek için kullanılır.

Example(s) / Örnek(ler)
» Waiter (Garson): What would you like to eat? (Ne yemek istersiniz?)
   Customer (Müşteri): I‘ll have soup and chicken. (Çorba ve tavuk alacağım.)

» Travel Agent (Seyahat Danışmanı): Plane ticket is 200 TL on Friday.  (Cuma günü uçak bileti 200 TL.
   Customer (Müşteri): It is too expensive. I‘ll fly on Thursday,then. (Çok pahalı. O halde perşembe günü uçacağım.)

 >   Verilen sözleri ifade etmek için kullanılır.

Example(s) / Örnek(ler)
» We‘ll always love you. (Biz seni her zaman seveceğiz.)
» Trust me. I‘ll keep your secret. (Bana güven.Sırrını tutacağım.)

 >   Ricada bulunurken, bir şey teklif ederken ve birini davet ederken kullanılır.

Example(s) / Örnek(ler)
» Will you pass me the salt? (Bana tuzu uzatır mısın?)
» I’ll look after the children if you like. (İstersen çocuklarla ilgileneceğim.)
» Will you come for dinner? (Akşam yemeğine gelir misin?)

 >   Emir ve komut verirken kullanılabilir.

Example(s) / Örnek(ler)
» Will you be quiet, please. (Sessiz ol, lütfen.)
» Mum (Anne): You will wear it whether you like it or not. (Beğensen de beğenmesen de bunu giyeceksin.

8. Sınıf İngilizce Ön Hazırlık Çalışmaları Ünite 9: Science (Bilim)

 Science


Ünitemize, ünitemizle ilgili kelimeleri inceleyerek başlayalım.

İNGİLİZCE KELİMELERTÜRKÇE ANLAMI
artificialyapay
designdüzenlemek, tasarlamak
developgeliştirmek
discoveykeşif
becomeolmak
experimentdeney
operateişletmek, çalışmak
processsüreç
brilliantmuhteşem, dahice
scientificbilimsel
scientistbilim insanı
searcharaştırmak
explodepatlamak
clean uptemizlemek
complainşikayet etmek
substancemadde
cooperateişbirliği yapmak
damagezarar vermek
inventkeşif yapmak
inventionkeşfedilen şey
inventorkeşfeden kişi
safetygüvenlik
lablaboratuvar
grativityyer çekimi
high-techyüksek teknoloji
chemicalkimyasal
chemistkimyager
geniousdahi
compasspusula

SIMPLE PAST TENSE (Geçmiş Zaman)


Simple Past Tense, Türkçe’deki geçmiş zamanın karşılığıdır ve yaygın olarak kullanılır.
Simple Past Tense ile cümlelerin nasıl kurulduğuna geçmeden önce simple past tense yani geçmiş zaman hangi durumlarda kullanılır, neleri anlatır kısaca bunları görelim.

Simple Past Tense Kullanım Alanları

Simple Past Tense, geçmişte gerçekleşen eylemlerden bahsederken ya da geçmişte yaşanmış bir olayı anlatırken kullandığımız bir zamandır. Simple Past Tense’in Türkçede karşılığı “-di”li geçmiş zaman ya da görülen geçmiş zaman olarak adlandırılır. Simple Past Tense kullanıldığında bahsedilen eylem, geçmişte belli bir zamanda başlamış ve sona ermiştir, içerisinde bulunduğumuz anda devam etmemektedir.

Simple Past Tense Cümle Yapısı

Simple Past Tense kullanarak olumlu, olumsuz cümleler ve soru cümleleri oluştururken dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır:

Olumlu Cümleler / Affirmative Sentences

ÖZNE / SUBJECTFİİL / VERBNESNE / OBJECTANLAMI
IstudiedEnglish.Ben İngilizce çalıştım.
Youwrotea letter.Sen bir mektup yazdın.
Heplayedfootball.O futbol oynadı.
Shedranktea.O çay içti.
Itplayedwith ball.O topla oynadı.
WewatchedTV.Biz televizyon izledik.
Youreadbook.Siz kitap okudunuz.
Theyatehamburger.Onlar hamburger yediler.

Cümleler kurulurken hem düzenli hem düzensiz fiiller kullanılmıştır.

 >  Simple Past Tense ile olumlu cümle kurarken fiillerin 2. hali kullanılır. İngilizcede fiiller düzenli fiiller ve düzensiz fiiller olmak üzere ikiye ayrılır. Düzenli fiilleri geçmiş zamana göre çekimlerken fiilin sonuna “–d, -ed, -ied” takılarından biri getirilir.

 >  Düzenli fiillerin pek çoğu “–ed” takısı alır.

Example(s) / Örnek(ler)
» Talk + ed → Talked
»  Walk + ed → Walked
» Watch + ed → Watched
» Jump + ed → Jumped

 >  Son harfi ‘’e’’ olan fiiller “–d” takısı alır.

Example(s) / Örnek(ler)
» Use + d → used
» Pollute + d → polluted

 >  Bir fiilin son harfi ‘’y’’ ise ve bu harfin öncesinde bir sessiz harf bulunuyorsa y harfi düşerek fiile “–ied” takısı getirilir.

Example(s) / Örnek(ler)
» Study → stud + i + ed → studied
» Try → tr + i + ed → tried

Y harfinden önce sesli bir harf varsa bu kural uygulanmaz.

Düzensiz fiiller (Irregular Verbs) ise yukarıda bahsedilen kurallara uymazlar. Belli bir kurala göre değişmezler bu yüzden düzensiz fiillerin ezberlenmesi gerekir. Aşağıdaki görselde bazı düzensiz fiiller verilmiştir:


Olumsuz Cümleler / Negative Sentences
ÖZNE /
SUBJECT
Yardımcı Fiil /
Auxiliary Verbs
FİİL / VERBNESNE / OBJECTANLAMI
Idid not (didn’t)studyEnglish.Ben İngilizce çalışmadım.
Youdid not (didn’t)writea letter.Sen bir mektup yazmadın.
Hedid not (didn’t)playfootball.O futbol oynamadı.
Shedid not (didn’t)drinktea.O çay içmedi.
Itdid not (didn’t)playwith ball.O topla oynamadı.
Wedid not (didn’t)watchTV.Biz televizyon izlemedik.
Youdid not (didn’t)readbook.Siz kitap okumadınız.
Theydid not (didn’t)eathamburger.Onlar hamburger yemediler.

 >  Olumlu cümle kurarken fiillerin 2. halini kullanmıştık yani geçmiş zamana göre fiilleri çekimlemiştik ancak olumsuz cümle kurarken fiillerin 2. hali kullanılmaz. Fiil yalın halinde yani hiçbir değişime uğramadan, hiçbir takı almadan kullanılır. Cümleyi olumsuz yapan kullanılan did not (kısaltılmış haliyle didn’t) yardımcı fiilidir.

Soru Cümleleri / Interrogative Sentences

Yardımcı Fiil /
Auxiliary Verbs
ÖZNE /
SUBJECT
FİİL / VERBNESNE / OBJECTANLAMI
DidIstudyEnglish?Ben İngilizce çalıştım mı?
Didyouwritea letter?Sen bir mektup yazdın mı?
Didheplayfootball?O futbol oynadı mı?
Didshedrinktea?O çay içti mi?
Diditplaywith ball?O topla oynadı mı?
DidwewatchTV?Biz televizyon izledik mi?
Didyoureadbook?Siz kitap okudunuz mu?
Didtheyeathamburger?Onlar hamburger yediler mi?

 >  Soru sorarken yardımcı fiil olarak kullanılan DID cümle başında yer alır. Olumsuz cümlede olduğu gibi soru cümlelerinde de fiilin 2. hali kullanılmaz yani fiil geçmiş zaman kipine göre çekimlenmez. Bir soru kelimesi kullanılarak soru sorulmak istendiğinde DID öncesinde bu soru kelimesi yer alır.

What did you do last night? ( Geçen gece sen ne yaptın?)
Where  did she go? ( O nereye gitti?)

 >  Soru cümlelerine şu şekilde kısa cevaplar verilebilir:

Example(s) / Örnek(ler)
— Did they watch TV? (Onlar televizyon izledi mi?)
— Yes, they did. / No, they didn’t. (Evet, onlar izlediler. / Hayır, onlar izlemediler.)

— Did she read newspaper? (O gazete okudu mu?)
— Yes, she did. / No, she didn’t. (Evet, o okudu. / Hayır, o okumadı.)

Zaman İfadeleri / Time Expressions

Simple Past Tense ile birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:

Yesterday: Dün
Last week / month / year: Geçen hafta / ay / yıl
Two days / three years / a month ago: 2 gün / 3 yıl / 1 ay önce
In 2002: 2002’de
In the past: geçmişte
The day before yesterday: Dünden önceki gün

İncelediğimiz bu kelime, kural ve yapıları diyalog içinde görelim:













12 Aralık 2020 Cumartesi

8. Sınıf İngilizce Ön Hazırlık Çalışmaları Ünite 8: Chores (Ev işleri)

 CHORES


Bu ünitemizde önceki işlediklerimize göre ayrıca bir zaman veya yapı görmeyeceğiz. Ünitemizin kelimelerine bir göz atalım.

İNGİLİZCE KELİMELERTÜRKÇE ANLAMI
affectetkilemek
assignmentgörev, ödev
be in charge of-den sorumlu olmak
be responsible for-den sorumlu olmak
becomeolmak
billfatura
borrowödünç almak
bosspatron
brilliantmuhteşem, dahice
by the waybu arada
chatsohbet etmek
choregünlük ev işi
classmatesınıf arkadaşı
clean uptemizlemek
complainşikayet etmek
cookyemek pişirmek
cooperateişbirliği yapmak
damagezarar vermek
decoratedekore etmek, süslemek
deliciouslezzetli
desserttatlı
diarygünlük ev işi
dishyemek
dishesbulaşık
dishwasherbulaşık makinesi
disturbingrahatsız edici
do choresev işleri yapmak
do the laundryçamaşır yıkamak
do the washing upbulaşıkları yıkamak
doorbellkapı zili
drykurutmak
dusttoz almak
dutygörev
emptyboşaltmak
entirebütün, hepsi
experiencedeneyim, tecrübe(etmek)
featureözellik
flatapartman dairesi
furnituremobilya, ev eşyası
garbageçöp
gathertopla(n)mak, biriktirmek
get annoyedkızmak
get boredsıkılmak
graduatemezun olmak
grassotlak, çimen
grocery shoppingmarket alışverişi
habitalışkanlık
hang onasmak
hang outçamaşır asmak
householdev veya aileye ait
importanceönem
ironütü, ütülemek
janitortemizlik görevlisi
lawnçayır, çimen
loadyüklemek, doldurmak
look afterile ilgilenmek, göz kulak olmak
make a suggestionöneride bulunmak
make the bedyatağı toplamak
mealyemek, öğün
messkarışıklık, dağınıklık
moppaspas yapmak
mop the flooryerleri paspaslamak
moralahlaki
mowçim/ot biçmek
necessarygerekli
obeyitaat etmek, uymak
obligationzorunluluk
opinionfikir
organizeorganize etmek
payödemek
peacefulhuzurlu
periodicallybelirli aralıklarla
pick upbirini bir yerden almak
preparehazırlamak
presentationsunum
randomlyrasgele
relativeakraba
respectsaygı duymak
respectfulsaygılı
responsibilitysorumluluk
returndönemek, iade etmek
rewardödüllendirmek, mükafat
ribbonkurdele
ringçalmak (telefon/zil)
rubbishçöp
rulekural
sacrifice feast evekurban bayramı arifesi
set the tablesofrayı kurmak
severesert, şiddetli
sharepaylaşmak
slipperterlik
step by stepadım adım, kademe kademe
sweepsüpürmek
sweep the leavesyaprakları süpürmek
take care ofilgilenmek, göz kulak olmak
take out the garbage/trash/rubbishçöpü dışarı atmak
taskgörev, ödev
tidy upetrafı toparlamak
traditiongelenek
trashçöp
understandanlamak
vacuumelektrik süpürgesi ile süpürmek
volunteergönüllü
warnuyarmak
washyıkamak
wash the dishesbulaşıkları yıkamak
water the flowersçiçekleri sulamak
water the plantsbitkileri sulamak

Kelime ve kalıplarımızı diyalog içinde görelim:


Lingua.com&VocaGarden