Natural Forces
Öncelikle ünitemizde karşımıza çıkacak kelimelere göz atalım.
| İNGİLİZCE KELİMELER | TÜRKÇE ANLAMI |
| affect | etkilemek |
| avalanche | çığ |
| be in charge of | yönetiminde olmak |
| be responsible for | -den sorumlu olmak |
| become | olmak |
| bill | fatura |
| deforestation | ormanı yok etme |
| active volcano | aktif volkan |
| air pollutioın | hava kirliliği |
| global warming | küresel ısınma |
| storm | fırtına |
| earthquake | deprem |
| drought | kuraklık |
| famine | kıtlık |
| complain | şikayet etmek |
| epidemic | salgın hastalık |
| cooperate | işbirliği yapmak |
| damage | zarar vermek |
| rescue | kurtarmak |
| shortage | kıtlık |
| forest fire | orman yangını |
| lightining | şimşek |
| flood | sel |
| homeless | evsiz |
| donation | bağış |
| warn | uyarmak |
| threatining | tehdit eden |
| erupt | patlama |
Ünitemiz içerisinde "Future Tense" tekrar karşımıza çıkıyor, bu konun çalışmaları "On the Phone" ünitemizin çalışmaları içerisinde var, oradan bakabiliriz. Ancak yine de bu ünitede de hatırlamak amacıyla bir anlatım videosu incelemekte fayda var. Ardından da bu zaman içerisinde "Will" kullanımına bakacağız.
Future Tense Will Kullanım Alanları
Future Tense'i yani gelecek zamanı hatırladıktan sonra özel olarak "Will" yapısını inceleyelim:
> Gelecekte gerçekleşecek olan durumlardan bahsederken kullanılır.
Example(s) / Örnek(ler)
» I will get married someday. (Bir gün evleneceğim.)
» Ali will be 13 next Tuesday. (Ali önümüzdeki Salı 13 yaşında olacak.)
» Ali will be 13 next Tuesday. (Ali önümüzdeki Salı 13 yaşında olacak.)
> Geleceğe yönelik tahminlerde bulunurken kullanılır.
Example(s) / Örnek(ler)
» I think Galatasaray will win the match. (Bence Galatasaray maçı kazanacak.)
» I think John will invite me to his birthday party. (Bence John beni doğum günü partisine davet edecek.)
» I think John will invite me to his birthday party. (Bence John beni doğum günü partisine davet edecek.)
> Konuşma anında verilen anlık kararları ifade etmek için kullanılır.
Example(s) / Örnek(ler)
» Waiter (Garson): What would you like to eat? (Ne yemek istersiniz?)
Customer (Müşteri): I‘ll have soup and chicken. (Çorba ve tavuk alacağım.)
» Travel Agent (Seyahat Danışmanı): Plane ticket is 200 TL on Friday. (Cuma günü uçak bileti 200 TL.
Customer (Müşteri): It is too expensive. I‘ll fly on Thursday,then. (Çok pahalı. O halde perşembe günü uçacağım.)
Customer (Müşteri): I‘ll have soup and chicken. (Çorba ve tavuk alacağım.)
» Travel Agent (Seyahat Danışmanı): Plane ticket is 200 TL on Friday. (Cuma günü uçak bileti 200 TL.
Customer (Müşteri): It is too expensive. I‘ll fly on Thursday,then. (Çok pahalı. O halde perşembe günü uçacağım.)
> Verilen sözleri ifade etmek için kullanılır.
Example(s) / Örnek(ler)
» We‘ll always love you. (Biz seni her zaman seveceğiz.)
» Trust me. I‘ll keep your secret. (Bana güven.Sırrını tutacağım.)
» Trust me. I‘ll keep your secret. (Bana güven.Sırrını tutacağım.)
> Ricada bulunurken, bir şey teklif ederken ve birini davet ederken kullanılır.
Example(s) / Örnek(ler)
» Will you pass me the salt? (Bana tuzu uzatır mısın?)
» I’ll look after the children if you like. (İstersen çocuklarla ilgileneceğim.)
» Will you come for dinner? (Akşam yemeğine gelir misin?)
» I’ll look after the children if you like. (İstersen çocuklarla ilgileneceğim.)
» Will you come for dinner? (Akşam yemeğine gelir misin?)
> Emir ve komut verirken kullanılabilir.
Example(s) / Örnek(ler)
» Will you be quiet, please. (Sessiz ol, lütfen.)
» Mum (Anne): You will wear it whether you like it or not. (Beğensen de beğenmesen de bunu giyeceksin.
» Mum (Anne): You will wear it whether you like it or not. (Beğensen de beğenmesen de bunu giyeceksin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder