Teen Life (Genç Hayatı)
![]() |
Simple Present Tense
- Affirmative Sentences (Olumlu Cümleler)
- Negative Sentences (Olumsuz Cümleler)
- Intergorrative Sentences (Soru Cümleleri)
1. Affirmative Sentences:
ÖZNE / SUBJECT FİİL / VERB NESNE / OBJECT ANLAMI I play football Futbol oynarım. You speak Turkish Türkçe konuşursun. We like math. Matematiği severiz. They do their homework. Onlar ödevlerini yaparlar. He does his homework. O ödevini yapar. She studies English. O İngilizce çalışır. It drinks milk. O süt içer.
Görüldüğü üzere fiil ve özneye göre bazı farklılıklar olabiliyor. Burada dikkat etmemiz gereken tekil olan he/she/it zamir ve bu zamirlerin kapsadığı isimlerle karşılaştığımızda "s" takısını fiile iliştirmeyi unutmamak ve aynı zamanda fiilin de son harfini dikkate almak. Örneğin; örnekte de görüldüğü üzere "study" fiili "y" harfiyle bittiği için kelime sonunda farklılık meydana gelmiştir.
| ÖZNE / SUBJECT | FİİL / VERB | NESNE / OBJECT | ANLAMI |
|---|---|---|---|
| I | play | football | Futbol oynarım. |
| You | speak | Turkish | Türkçe konuşursun. |
| We | like | math. | Matematiği severiz. |
| They | do | their homework. | Onlar ödevlerini yaparlar. |
| He | does | his homework. | O ödevini yapar. |
| She | studies | English. | O İngilizce çalışır. |
| It | drinks | milk. | O süt içer. |
2. Negative Sentences:
| ÖZNE / SUBJECT | Yardımcı Fiil / Auxiliary Verbs | FİİL / VERB | NESNE / OBJECT | ANLAMI |
|---|---|---|---|---|
| I | don’t (do not) | play | football | Ben futbol oynamam. |
| You | don’t (do not) | speak | Turkish. | Türkçe konuşmazsın. |
| We | don’t (do not) | like | math. | Matematiği sevmeyiz. |
| They | don’t (do not) | do | their homework. | Onlar ödevlerini yapmazlar. |
| He | doesn’t (does not) | do | his homework. | O ödevini yapmaz. |
| She | doesn’t (does not) | study | English. | O İngilizce çalışmaz. |
| It | doesn’t (does not) | drink | milk. | O süt içmez. |
Örneğin;
She drinks milk. → She doesn’t drinks milk. (yanlış / false)
She drinks milk. → She doesn’t drink milk. (doğru / true)
3. Intergorrative Sentences:
| Yardımcı Fiil / Auxiliary Verbs | ÖZNE / SUBJECT | FİİL /VERB | NESNE / OBJECT | ANLAMI |
|---|---|---|---|---|
| Do | I | play | football? | Ben futbol oynar mıyım? |
| Do | you | speak | Turkish? | Türkçe konuşur musun? |
| Do | we | like | Maths? | Matematiği sever miyiz? |
| Do | they | do | their homework? | Onlar ödevlerini yaparlar mı? |
| Does | he | do | his homework? | O ödevini yapar mı? |
| Does | she | study | English? | O İngilizce çalışır mı? |
| Does | it | drink | milk? | O süt içer mi? |
When do you meet your friends? (Arkadaşlarınla ne zaman görüşürsün?)
Where does she go at weekends? (O hafta sonları nereye gider?)
Fiil tüm öznelerde tıpkı olumsuz cümlede olduğu gibi hiçbir takı almadan yalın haliyle kullanılmalıdır.
Soru cümlelerine kısa cevap verirken;
Yes, I / you / we / they do. Yes, he / she / it does .
No, I / you / we / they don’t. No , he / she / it doesn’t.
Examples / Örnekler
- Do you get up early? (Erken kalkar mısın?) Yes I do. (Evet ben kalkarım.)
- Does she go to the cinema at weekend? (O hafta sonları sinemaya gider mi?) No she doesn’t. (Hayır o gitmez.)
Zaman İfadeleri / Time Expressions
Geniş zamanda kullanılan ve eylemin ne sıklıkla yapıldığını ifade etmeyi sağlayan belli başlı zaman ifadeleri vardır.
“HOW OFTEN ……..” soru kalıbı bir eylemin ne sıklıkla yapıldığını sormamızı sağlar ve bu soruya cevap verirken aşağıdaki zaman ifadeleri kullanılabilir.
How often do you go to gym? (Ne sıklıkla spor salonuna gidersin?)
Frequency Adverbs ( Sıklık Zarfları)
Always = All the time: Her zaman
Usually = Generally: Genellikle
Often = Frequently: Sık sık
Sometimes = From time to time: Bazen
Rarely = Seldom: Nadiren
Never: asla
Yukardaki zaman zarfları cümle içerisinde kullanıldığında özne ile fiil arasına konur.
» She sometimes goes to the cinema. ( O, bazen sinemaya gider.)
Every (her) + day (gün) → every day (her gün)
Every (her) + week (hafta) →every week (her hafta)
Every (her) + year (yıl) → every year (her yıl)
Every (her) + night (gece) → every night (her gece)
once (bir kez) + a + day → once a day (günde bir kez)
twice (iki kez) + a + week → twice a week (haftada iki kez)
three times (üç kez) + a + year → three times a year (yılda üç kez)
four times (dört kez) + a + day → four times a day (günde dört kez)
Yukardaki zaman zarfları ise cümle içerisinde kullanıldığında cümlenin sonuna konur.
» She goes to the cinema twice a week. ( O, haftada iki kez sinemaya gider.)
Likes/ Dislikes (sevmek/sevmemek)
İngilizcede sevdiğimiz ya da sevmediğimiz şeylerden, yapmaktan hoşlandığımız veya hoşlanmadığımız aktivitelerden bahsederken bazı ifadeler kullanırız. Bu ifadeleri kullanırken dikkat etmemiz gerekenleri önceden işlediğimiz konular ışığında inceleyelim:
Like
“Beğenmek, hoşlanmak, sevmek” gibi anlamlara gelir. I (ben), you (sen,siz), we (biz), they (onlar) öznelerini kullanarak kurduğumuz cümlelerde like olarak kullanılırken he (erkeklerde o), she (kızlarda o), it (insan dışındaki tüm canlı-cansız varlıklarda o) ile kurulan cümlelerde likes olarak kullanmamız gerekir.
» You like Maths. (Sen/Siz matematiği seversin/iz.)
» We like Art. (Biz görsel sanatları severiz.)
» They like Social Studies. (Onlar sosyal bilgileri severler.)
» He likes Physical Education. (O beden eğitimini sever.)
» She likes Science. (O fen bilimlerini sever.)
» It likes Music. (O müziği sever.)
Dislike (Don’t Like / Doesn’t Like)
Sevmediğimiz, hoşlanmadığımız şeyleri ifade ederken cümleyi olumsuz yapmak için don’t like ya da doesn’t like kullanmamız gerekir. I/you/we/they ile birlikte don’t like, he/she/it özneleri ie birlikte kurulan cümlelerde doesn’t like kullanılır.
» You don’t like chess. (Satrancı sevmezsin/iz.)
» We don’t like keepy uppy. (Top sektirmeyi sevmeyiz.)
» They don’t like dodgeball. (Yakan topu sevmezler.)
» He doesn’t like hopscotch. (O sekseği sevmez.)
» She doesn’t like Blind Man’s Buff. (O körebeyi sevmez.)
» It doesn’t like yoyo. (O yoyo sevmez.)
UYARI Don’t like yerine dislike, doesn’t like yerine dislikes kullanılabilir.
Prefer (tercih etmek)
Prefer sözlük anlamıyla “tercih etmek” anlamına gelir. İngilizcede prefer, bir şeyi ya da bir aktiviteyi bir diğerine göre daha fazla sevdiğimizi, ikisi arasından hangisi tercih ettiğimizi ifade etmek için kullanılır.
» You prefer horror movie. (Sen/Siz korku filmi tercih edersin/iz.)
» We prefer hamburger. (Biz hamburger tercih ederiz.)
» They prefer swimming. (Onlar yüzmeyi tercih ederler.)
> Prefer sonrasında bir isim ya da fiil kökenli bir kelime gelebilir. Prefer sonrasındaki fiil kökenli kelimeye çoğunlukla -ing eki getirilir ancak “to” ile birlikte fiilin yalın halde kullanılması da yanlış değildir.
» I prefer to ride a bike. ✓
> Bu kalıpta olumsuz cümle yaparken ise önceden gördüğümüz kurallar çerçevesinde olumsuz eklerimizi "prefer" fiilimizin önüne koyarız.
» You don’t prefer doing puzzles. (Sen/Siz yapboz yapmayı tercih etmezsiniz.)
» Ayşe and I (We) don’t prefer playing hopscotch. (Ayşe ve ben seksek oynamayı tercih etmeyiz.)
» They don’t prefer going out on snowy days. (Onlar karlı havalarda dışarı çıkmayı tercih etmezler.)
> Bu kalıpta soru cümlesi yaparken ise yine aynı şekilde "Simple Present Tense" konusunda işlenen çerçevede DO ve DOES yardımcı fiillerimizi başa alıyoruz.
– Yes, I/you/we/they do.
– No, I/you/we/they don’t.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder