Tourism
| İNGİLİZCE KELİME | TÜRKÇE ANLAMI |
| abandon | terk etmek, bırakmak |
| abroad | yurt dışında |
| accommodation | konaklama, kalacak yer |
| advertisement | ilan, reklam, duyuru |
| all-inclusive | her şey dahil |
| amphitheater | anfitiyatro |
| ancient | eski, antik |
| aquarium | akvaryum |
| architecture | mimari |
| artifical | yapay |
| attend | katılmak |
| attractive | cazip, çekici,göz alıcı |
| authentic | özgün |
| average | ortalama |
| basket | sepet |
| bed and breakfast | oda kahvaltı |
| border | sınır |
| bridge | köprü |
| budget | bütçe |
Present Perfect Tense
Present Perfect Tense Kullanım Alanları
> Present Perfect Tense aslında geçmişte gerçekleşen ancak içinde bulunduğumuz anda etkileri halen süren olaylardan bahsetmek için kullanılır. Simple Past Tense ile arasındaki en büyük fark da budur.
Kolunun kırılması geçmişte gerçekleşmiştir ama bu cümleden anlayacağımız “Kolunun hala kırık veya kolunun sarılı” gibi bir durum içerisinde olduğudur. Yani gerçekleşen olayın etkileri, içerisinde bulunulan anda halen devam etmektedir.
> Hayatımızın içerisinde bulunduğumuz ana kadarki sürecinde deneyimlediğimiz şeylerden bahsetmek için kullanılır.
Bu cümlede önemli olan sushi yeme eyleminin ne zaman gerçekleştiğinden ziyade, kişinin sushiyi tatmış olması artık tadını biliyor olmasıdır.
> Çok yakın zamanda gerçekleşen bir olayı, yeni tamamlanmış bir durumu ifade etmek için kullanılır.
> Geçmişte başlamış ve hala devam etmekte olan durumları anlatmak için kullanılır.
» I have been a teacher since 2012. (2012’den beri öğretmenim.)
> Present Perfect Tense sıklıkla gazete manşetlerinde, haber programlarında yakın zamanda gerçekleşmiş olan olayları ifade etmek için kullanılır.
Present Perfect Tense Cümle Kurma
Present Perfect Tense kullanarak olumlu, olumsuz cümleler ve soru cümleleri oluştururken dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır:
Present Perfect Tense Olumlu Cümleler
| ÖZNE | Yardımcı Fiil | FİİL / VERB | NESNE / OBJECT |
| I | have (I‘ve) | washed | my hands. |
| You | have (You‘ve) | made | a cup of coffee. |
| We | have (We‘ve) | bought | a new car. |
| They | have (They‘ve) | seen | a kangaroo. |
| He | has (He‘s) | watched | this movie. |
| She | has (She‘s) | eaten | lunch. |
| It | has (It‘s) | drunk | milk. |
> Have – has yukarıda tabloda parantez içinde görüldüğü şekliyle kısaltılabilir.
Çalışmalarımızı daha etkili kavrayabilmek için bir de konu anlatım videosu izleyelim:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder